34A, Plaza kadınını harika anlatmış:) Ben de ek yapmak istedim.
Ben annesinin ayakkabılarını giyen, rujunu süren minik bir kız çocuğu değildim küçükken. Hiç unutmuyorum, 7 yaşındayken babamdan özenip tıraş olmuştum mesela. Neden bilmiyorum ama sanırım erkeklerin dünyasının gizemini daha o zamanlarda çözmüştüm. Güç!
Nereye bakarsanız bakın, hangi binanın içini gözetlerseniz gözetleyin neticede erkek egemen toplum nidasından başka bir şey görmeyeceğiniz bir dünya burası. Plazası, metrobüsü, otobüsü, meclisi, evi... Aklınıza ne gelirse. O kadar çok zaman var ki "ah! sakalım olsa!!!" diye sayıkladığım. İşte bunu 7 yaşında çözmüş bir kadın olarak hayıflandığım bir çok şey var.
Modern toplum olduğunu iddia eden bir sosyetenin içinde, 19.yy.dan kalma alışkanlıklarımızla, ait olmadığımız bir yerde topuklu ayaklarımızın sesi altında eziliyoruz. Ama belli etmiyoruz aslında. Alışkanlıklar hepimiz için geçerliliğini korurken, başımıza gelen her olayı bir şekilde beynimizin ücra köşelerinde evirip çevirip aklıyoruz. Karşı durduğumuzda bizi karşı durmaya iten olaydan daha da büyük bir tepki ile karşılaşınca da oturuveriyoruz oturduğumuz yere...
Demem o ki, arkanı kolla plaza kadını! İşe geç kaldın ve oturacak yer kalmadı. Bu durumda en iyisi metrobüse en arkadan binip asma katlı oturma alanındaki basamaklarda yan basarak dengede durmaya çalışmak:)
Yazan: 34Z
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder