Metrobüsün kalkış durağındasınız ve elinizi kolunuzu nereye koyacağınızı bilmiyor musunuz? Doğru yere geldiniz, hemen anlatalım.
Öncelikle gişeden geçtikten sonra bir soluklanın ve etrafınıza dikkatlice bakın. Sizden önce gelen insanların oluşturduğu yığını inceleyin. Eğer durağa geldiğiniz ilk anda ortada bir metrobüs yoksa da insanların 10-12 kişilik kümeler halinde tek bir noktaya doğru kilitlenmiş olduğunu fark edeceksiniz. Çevresine serpilmiş olan diğerlerini dikkate almayın. Bu küme size şunu anlatmaya çalışıyor. Metrobüs şoförü tutarlı bir adamsa öndeki çizgide duracak ve kapılar tam bu kümelerin önüne denk gelecek.
İki alternatifiniz var. Birincisi bu kümenin arkasında veya sağ-sol arka köşelerinde bekleyerek en kötü ihtimalle 3.metrobüste oturmayı başarabilirsiniz. İkincisi ise, ki tavsiye edilen yöntemdir, kümenin hemen sağ veya sol ön kenarlarında kapıya kaynak yapmak üzere deparda bekleyebilir ve zarif bir omuz darbesi eşliğinde oturacak yer bulabilirsiniz.
Ancak hangi yöntemi seçerseniz seçin hayati olan seçim bu yarışa girmeden önce yapmanız gereken seçimdir. Kendinden emin olmayan zavallı insanların bu savaştan sağ çıkması mümkün değildir. Hangi koltuğa oturacağınızı henüz gişeden geçerken karar vermiş olmalısınız. Bu kararınızı asla değiştiremez, üzerinde düşünemez ve tereddüde yer veremezsiniz. Kafanızdaki en ufak soru işareti siz kapıdan geçer geçmez 1 saniyelik bir duraksamaya neden olacak ve diğer kapıdan giren 1.85 boyundaki amcamın seçtiğiniz koltuğa oturmasıyla dımdızlak ortada kalacaksınızdır. Sonrasında ya yüzünüzü kızartıp inersiniz metrobüsten, doğru kümenin en arkasına, ya da mal mal ayakta devam edersiniz yolculuğunuza.
Kararınızı verdiniz. Misal, ön orta kapıdan girerek, soldaki cam kenarındaki koltuğa oturacaksınız. Kümenin hemen yanında (sol) bekliyorsunuz. Metrobüs geldikten hemen sonra önce kaldırımdan inin, kümeye doğru iyice yapışın, sağ omzu dışarıya doğru çıkarın, göğsünüzü içeri çekerken bir yandan çantanızı koynunuza gömün ve ileriiiiii!!!! Hedefe kilitlenmiş bir aslan gibi sadece o koltuğa, o daha gişeden geçerken kafanıza koyduğunuz koltuğa doğru ilerleyin, gerekirse iki omuz atıp "ay pardon!" diyin ve oturun. Oranızı buranızı düzeltmek için vakit kaybetmeden olduğunuz gibi hemen oturun. Kıçını koltuğa koyan her gururlu metrobüs yolcusu bilir ki, bir kere oturmayı başaran kimse yerinden kaldırılamaz.
Artık yarım kalkarak paltonuzu düzeltebilir, henüz daha durağı terk etmeden dışarda beklemekte olan kalabalığa nispet yaparcasına çantanızdan kitap, cep telefonu, ayna ve benzeri muhtelif eşya çıkararak, ne kadar da rahat bir yolculuğa hazır olduğunuzu derhal belli edebilirsiniz. Hava atmak başarının şanındandır.
Siz artık ineceğiniz durağa kadar kıçı koltuk görmüş bir metrobüs yolcususunuz! Sizinle gurur duyuyorum.
Yazan: 34Z
2 yorum:
süper:)
boş koltuk olmadığını bile bile kalkış durağında binip de, "ay şimdi napıcaz ayakta kaldık görüyo musun sen" bakışıyla sizi taciz eden teyzelere aldanmayın. onlar sizin en büyük düşmanınız!
Yorum Gönder