Çeşitli platformlarda okuduğum üzere erkekler kadınların toplu taşıma araçlarındaki aşırı hassasiyetini anlamıyor, üzerine de bunu kendini beğenmişliğe bağlıyorlarmış. (platform dediğim ekşisözlük pek tabii ki.)
Bildiğiniz üzere özellikle aşırı kalabalık toplu taşıma araçlarında kadınlara dokunmak, iteklemek, dürtmek son derece tehlikelidir. Siz hiç bir kötü niyetiniz bulunmamasına, araçta değil kolunuzu bacağınızı, kulağınızı sıkıştıracağınız yer olmamasına rağmen böyle talihsiz bir olayın başrol oyuncusu olmuş olabilirsiniz. Yanlışlıkla ittirdiğiniz, orasına burasına dokunduğunuz bayan size sinirli mimiklerle karşılık veriyor, dahası yüksek bir sesle kendinize çeki düzen vermenizi söylüyor ise lütfen sinirlenmeyin, sakin olun, cevap vermeden ne diyorsa onu yapın. Bu tepkinin nedeni kadının kendini çok güzel zannetmesi, dünyanın merkezinde olduğunu düşünmesi ve sizin potansiyel bir sapık olmanız değildir.
Güzel kardeşim hayatında hiç taciz edildin mi?
İstanbul'da yaşam mücadelesi veren biz kadınlar sürekli gözle, elle, lafla ve muhtelif diğer araçlarla taciz ediliyoruz. Hayatında bir kere dahi pandik yememiş bir insanın ufak temaslardan dahi rahatsız olan bir kadını anlamasını elbette ki beklemiyoruz ama empati yapmak da çok zor olmasa gerek.
Metrobüste anadolu yakasından avrupa yakasına geçerken sabah iş saatlerinde 45-50 yaşlarında bir adamın tacizine maruz kalmıştım mesela. Beyfendi son derece normal giyimli, uzaktan bakınca sapık olduğu hiçbir şekilde anlaşılmayan biriydi. Tacizi fark ettikten sonra kendisine dönerek "hayırdır!" dedim sakince. Henüz yeri göğü inletecek bilince ulaşmamıştım o sırada. Bu genelde taciz devam ettikçe jetonun düşmesi ile doğru orantılı bir süreçtir. Adam bir anda döndü; "benim kalbim var, lütfen!!!"dedi. Ben de sustum geri çekildim, eline koluna hakim ol o zaman dedim ve yüzümü döndüm öbür tarafa. Beyfendi(!) kalp rahatsızlığı olmasına karşın bir bayanı taciz etmekten çekinmediği gibi, bir de bayanın az sonra çıkaracağı rezaleti hissederek ben bir şey yapmadım demek yerine kalbim var diyebiliyor ya, ben buna resmen gülüyorum artık sayın okurlar.
Demem o ki, her gün başımıza bir sürü olay geliyor. Neredeyse her hafta bir taciz vakkasıyla yüzyüze kalıyoruz. Bu durumda da kimse bize dokunsun, iteklesin, sürtünsün istemiyoruz. Çok kalabalık bir ortam olduğunun farkında olduğumuz toplu taşıma dünyasında bile olsak bu tip temaslar hemen savunma mekanizmalarımızı tetikleyerek tırnaklarımızı çıkarmamıza neden oluyor. Dediğim gibi, hayatında bir kere dahi pandik yememiş hiç kimse bu söylediklerimi anlayamaz.
Peki ne yapabilirsiniz. İşte size kadınlardan korunmanın altın kuralları;
- Arkadaşım senin erkek olduğunun farkındayız. Oturduğun zaman yayılmak istiyorsun, rahat etmek istiyorsun ama yanındakini de düşün. Kapat o pergelleri!!! Sık bacaklarını, az sabret birazdan hepimiz ineceğiz.
- Metrobüste ayaktasın ve çok kalabalık. Kadın bir yolcu da önüne denk düştü iyi mi?! Artık her firende, virajda, durakta bayanı itekledikçe itekliyorsun istemeden. Arkanı dön! Yüzün bayanın sırtına dönük kaldığı müddetçe potansiyel bir sapıksın, kusura bakma yanlış anlarız. Arkanı dön. Bırak her firende sırtın çarpsın kadının sırtına. İnan bana o zaman kimse sana dokunmaz.
- Sıkışık alan, kaçacak yer yok. Hareket etmek ne mümkün!? İşte sana altın bir kural, paha biçilmez bir tavsiye. Medeni bir insan gibi, en çok rahatsız ettiğin bayanın omzuna dokun ve "Kusura bakmayın ne olur, hareket edecek hiç yerim yok..."de ve böyle kuzu gibi bir surat ifadesi takın, sus ve bir daha tek kelime dahi etme. Çok ciddiyim. Samimi bir insan her halinden belli olur ve inanılması güç ama biz insanlar konuşarak anlaşmak gibi olağanüstü meziyetlere sahibiz. Muhabbet kurmaya çalışmadığın zaman da niyetinin ciddi olduğunu anlarız. Ben karşımda böyle daralan, sıkılan, özür dileyen bir adam görsem, kendisini anında şüpheli listesinden çıkarırdım. Sapık dediğin konuşmaz, .... Neyse.
Kısaca, beyler! kapatalım pergelleri yolumuza bakalım ve unutmayalım "mazlumun halinden, çekenler anlar...."
Yazan: 34Z
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder